NART Sigorta ve Reasürans Brokerliği ManageEngine PAM360 ile Ayrıcalıklı Erişim Yönetimi (PAM) ve Kimlik Güvenliği Dönüşüm Projesi

NART Sigorta ve Reasürans Brokerliği

ManageEngine PAM360 ile Ayrıcalıklı Erişim Yönetimi (PAM) ve Kimlik Güvenliği Dönüşüm Projesi

Türkiye’nin önde gelen sigorta ve reasürans brokerlerinden biri olan NART Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş., uluslararası iş ortakları, yaygın hizmet ağı ve kritik iş uygulamalarını destekleyen bilgi teknolojileri altyapısının güvenliğini daha da güçlendirmek amacıyla ayrıcalıklı erişim yönetimini (Privileged Access Management – PAM) kurumsal ölçekte yeniden yapılandırma kararı aldı. Lloyd’s lisanslı yapısı, 136 ülkedeki uzman ağı ve risk yönetimi odaklı hizmet modeli doğrultusunda bilgi varlıklarının korunması, kritik sistemlere erişimlerin denetlenmesi ve siber güvenlik standartlarının yükseltilmesi hedefiyle proje BSTECH uzmanlığında başarıyla hayata geçirildi. (NART Sigorta Brokerliği)

Kurumun bilgi teknolojileri altyapısında yer alan Active Directory servisleri, Windows ve Linux sunucuları, ağ cihazları, güvenlik sistemleri, veri tabanı sunucuları ve diğer kritik sistemlere ait ayrıcalıklı hesapların merkezi olarak yönetilmesi, yönetici erişimlerinin kayıt altına alınması ve kimlik güvenliği süreçlerinin uluslararası güvenlik standartlarına uygun şekilde yönetilebilmesi amacıyla yeni nesil bir Privileged Access Management (PAM) mimarisi tasarlandı.

BSTECH tarafından gerçekleştirilen analizler sonucunda çözümün merkezine ManageEngine PAM360 platformu konumlandırıldı. Proje kapsamında 150 Domain User, 5 Administrator, Secure Gateway, High Availability (Failover) ve Endpoint MFA modülleri devreye alınarak kurumsal ayrıcalıklı erişim altyapısı uçtan uca güvence altına alındı.

Kurulan mimaride tüm ayrıcalıklı hesaplar merkezi parola kasasında şifrelenmiş olarak saklanırken, otomatik parola rotasyonu, rol tabanlı yetkilendirme (RBAC), AES-256 şifreleme, güvenli kimlik bilgisi yönetimi ve ayrıntılı erişim denetimi özellikleri aktif hale getirildi. Böylece kritik sistemlere ait yönetici hesaplarının güvenliği artırılırken, manuel parola yönetim süreçleri tamamen merkezi bir yapıya dönüştürüldü.

Secure Gateway mimarisi sayesinde sistem yöneticileri, üçüncü taraf destek ekipleri ve yetkili kullanıcılar kritik sunuculara doğrudan parola paylaşımı yapmadan güvenli oturumlar üzerinden erişim sağlamaya başladı. Tüm yönetici oturumları video kayıtları, komut kayıtları ve ayrıntılı denetim logları ile kayıt altına alınarak geriye dönük inceleme ve denetim süreçleri kolaylaştırıldı. Just-in-Time (JIT) erişim modeli sayesinde kullanıcı yetkileri yalnızca ihtiyaç duyulan süre boyunca aktif hale getirilerek Least Privilege prensibi kurum genelinde uygulanmaya başlandı.

Proje kapsamında devreye alınan Endpoint Multi-Factor Authentication (MFA) çözümü ile ayrıcalıklı hesaplara erişimlerde ikinci doğrulama katmanı oluşturuldu. Böylece kullanıcı adı ve parola bilgilerinin ele geçirilmesi durumunda dahi kritik sistemlere yetkisiz erişimlerin önüne geçilerek kurumun kimlik güvenliği seviyesi önemli ölçüde artırıldı.

Yüksek erişilebilirlik (High Availability) mimarisi kapsamında PAM360 platformu Failover yapısında yapılandırıldı. Olası donanım veya sistem arızalarında servis sürekliliğinin kesintisiz devam etmesi sağlanırken, kurumun kritik erişim altyapısı tek hata noktasından (Single Point of Failure) bağımsız hale getirildi.

BSTECH mühendisleri tarafından proje kapsamında mevcut kimlik yönetimi altyapısının analiz edilmesi, PAM mimarisinin tasarlanması, Active Directory entegrasyonları, yönetici hesaplarının güvenli ortama taşınması, Secure Gateway servislerinin yapılandırılması, MFA entegrasyonlarının gerçekleştirilmesi, erişim politikalarının oluşturulması, kullanıcı eğitimleri, kabul testleri ve canlı geçiş süreçleri uçtan uca başarıyla yönetildi.

Projenin tamamlanmasının ardından NART Sigorta ve Reasürans Brokerliği, tüm ayrıcalıklı erişimleri tek platform üzerinden yönetebilen, yönetici oturumlarını ayrıntılı olarak kayıt altına alan, kimlik güvenliğini çok faktörlü doğrulama ile destekleyen ve yüksek erişilebilirlik mimarisi sayesinde kesintisiz hizmet sunabilen modern bir Privileged Access Management altyapısına kavuştu. Merkezi yönetim yaklaşımı sayesinde bilgi güvenliği operasyonlarının görünürlüğü artırılırken, denetim süreçleri kolaylaştırıldı, operasyonel verimlilik yükseltildi ve kurumun uluslararası ölçekte yürüttüğü risk yönetimi faaliyetlerini destekleyen güvenli ve sürdürülebilir bir kimlik güvenliği platformu oluşturuldu.

Proje sonrasında imzalanan yıllık bakım ve teknik destek sözleşmesi kapsamında BSTECH tarafından yazılım güncellemeleri, üretici desteği, uzaktan teknik destek, sistem optimizasyonları ve operasyonel danışmanlık hizmetleri sağlanarak platformun sürekliliği güvence altına alındı.

Bu proje, BSTECH‘in Privileged Access Management (PAM), Identity Security, Zero Trust mimarileri, Multi-Factor Authentication (MFA), güvenli uzaktan erişim ve kurumsal siber güvenlik çözümleri alanındaki mühendislik uzmanlığını ortaya koyan başarılı bir dijital güvenlik dönüşüm projesidir.

Şenpiliç Merkezi Log Yönetimi Projesi

Şenpiliç

CRYPTOLOG Enterprise ile Merkezi Log Yönetimi ve Güvenlik Operasyonları Dönüşüm Projesi

Türkiye’nin beyaz et sektöründeki lider kuruluşlarından biri olan Şenpiliç, ülke geneline yayılan üretim tesisleri, veri merkezi altyapısı, bölge müdürlükleri ve kurumsal bilgi sistemlerinden oluşan geniş BT ekosisteminin güvenliğini daha etkin yönetebilmek amacıyla merkezi log yönetimi ve güvenlik operasyon altyapısını modernize etme kararı aldı. Yaklaşık 3.700 çalışanı, yıllık 500.000 ton üretim kapasitesi, Türkiye genelindeki yaygın operasyon ağı ve uluslararası ihracat faaliyetleriyle kritik üretim süreçlerini yöneten Şenpiliç için bilgi güvenliği ve operasyonel süreklilik stratejik öneme sahiptir. (Sen Pilic)

Dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda yürütülen proje kapsamında, kurumun bilgi teknolojileri altyapısında yer alan firewall sistemleri, Active Directory servisleri, fiziksel ve sanal sunucular, ağ cihazları, güvenlik bileşenleri ve kritik uygulamalardan üretilen log kayıtlarının tek platform altında toplanması, güvenlik olaylarının merkezi olarak analiz edilmesi ve güvenlik operasyon süreçlerinin daha etkin yönetilebilmesi amacıyla yeni nesil bir log yönetimi ve SIEM mimarisi planlandı.

BSTECH tarafından gerçekleştirilen analizler sonucunda çözümün merkezine CRYPTOLOG Enterprise V2 ENT 5000 platformu konumlandırıldı. Kurulan yeni mimari ile farklı sistemlerden üretilen milyonlarca güvenlik kaydı merkezi platform üzerinde toplanarak normalize edildi, sınıflandırıldı ve gerçek zamanlı olarak analiz edilmeye başlandı. Gelişmiş korelasyon motoru sayesinde farklı güvenlik bileşenlerinden gelen olaylar ilişkilendirilerek güvenlik ekiplerine merkezi görünürlük kazandırıldı. CRYPTOLOG’un yüksek performanslı analiz altyapısı, özelleştirilebilir dashboard’ları, gelişmiş arama motoru ve olay korelasyon yetenekleri sayesinde güvenlik operasyonları tek yönetim platformu üzerinden yönetilebilir hale getirildi. Ayrıca güvenli zaman damgalama ve 5651 uyumlu log saklama özellikleri ile kurumsal uyumluluk süreçleri de desteklendi. (Crypttech)

Proje kapsamında firewall sistemleri, Windows sunucuları, Active Directory, ağ anahtarları, sanallaştırma altyapıları ve diğer kritik log kaynakları platforma entegre edilerek Syslog ve Agent tabanlı veri toplama mimarisi oluşturuldu. Toplanan log kayıtları ortak veri modeli altında normalize edilerek merkezi olay korelasyonu kuralları geliştirildi. Gerçek zamanlı alarm mekanizmaları, kullanıcı davranış analizleri ve özelleştirilebilir güvenlik raporları sayesinde BT ekiplerinin güvenlik olaylarını daha hızlı değerlendirebilmesi ve gerekli aksiyonları zamanında alabilmesi sağlandı.

BSTECH mühendisleri tarafından yürütülen proje sürecinde mevcut BT altyapısının analizi, log kaynaklarının envanterinin oluşturulması, CRYPTOLOG Enterprise platformunun kurulumu, entegrasyon süreçleri, olay korelasyon kurallarının geliştirilmesi, dashboard ve raporlama ekranlarının tasarlanması, performans optimizasyonları, kullanıcı kabul testleri ve operasyon ekiplerine teknik bilgi aktarımı uçtan uca başarıyla gerçekleştirildi.

Kurulan merkezi log yönetim altyapısı sayesinde Şenpiliç, tüm bilgi teknolojileri ekosistemini tek platform üzerinden izleyebilen, güvenlik olaylarını gerçek zamanlı analiz edebilen ve operasyonel görünürlüğünü önemli ölçüde artıran modern bir güvenlik operasyon altyapısına kavuştu. Merkezi raporlama, gelişmiş analiz kabiliyeti ve ölçeklenebilir mimari sayesinde bilgi güvenliği süreçleri daha etkin yönetilirken, kurumun büyüyen BT altyapısına uyum sağlayabilecek sürdürülebilir bir log yönetim platformu oluşturuldu.

Bu proje, BSTECH‘in kurumsal log yönetimi, SIEM mimarileri, 5651 uyumlu kayıt sistemleri, güvenlik operasyon merkezleri (SOC), olay korelasyonu ve ölçeklenebilir siber güvenlik çözümleri konusundaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan başarılı bir dijital güvenlik dönüşüm projesidir.

Nart Sigorta CSIEM ile Merkezi Güvenlik Olay Yönetimi (SIEM) Projesi

NART Sigorta

CSIEM ile Merkezi Güvenlik Olay Yönetimi (SIEM) ve Siber Güvenlik Operasyonları Projesi

Sigorta sektöründe faaliyet gösteren NART Sigorta, artan siber güvenlik tehditlerine karşı kurumsal bilgi teknolojileri altyapısını daha görünür, yönetilebilir ve proaktif hale getirmek amacıyla güvenlik operasyonlarını merkezi bir platform altında toplama kararı aldı. Ağ güvenliği cihazları, sunucular, Active Directory altyapısı, kritik uygulamalar ve diğer BT bileşenlerinden üretilen güvenlik kayıtlarının tek merkezden analiz edilmesi, tehditlerin gerçek zamanlı olarak tespit edilmesi ve güvenlik operasyon süreçlerinin iyileştirilmesi hedefiyle BSTECH uzmanlığında kapsamlı bir SIEM (Security Information and Event Management) projesi hayata geçirildi.

Kurumun bilgi teknolojileri altyapısında yer alan firewall, Active Directory, sunucular, ağ cihazları ve diğer kritik sistemlerden üretilen log kayıtlarının tek platform altında toplanması, olay korelasyonu ile merkezi olarak analiz edilmesi ve güvenlik operasyon süreçlerinin daha etkin yönetilebilmesi amacıyla yeni nesil bir SIEM mimarisi planlanmıştır.

BSTECH tarafından gerçekleştirilen ihtiyaç analizi sonucunda çözümün merkezine CSIEM (BASE) 1000 EPS platformu konumlandırıldı. Saniyede 1000 olay (Event Per Second) işleme kapasitesine sahip merkezi SIEM altyapısı kurularak kurum genelindeki güvenlik olaylarının tek platform üzerinden toplanması, normalize edilmesi ve analiz edilmesi sağlandı. Firewall sistemleri, Windows sunucuları, Active Directory servisleri, ağ cihazları ve diğer kritik log kaynakları güvenli entegrasyonlarla platforma dahil edilerek tüm güvenlik kayıtları merkezi veri havuzunda birleştirildi.

Kurulan mimaride gelişmiş olay korelasyonu (Event Correlation), gerçek zamanlı alarm mekanizmaları ve davranış analizleri kullanılarak farklı sistemlerde gerçekleşen güvenlik olayları ilişkilendirildi. Böylece başarısız oturum açma girişimleri, ayrıcalıklı kullanıcı hareketleri, şüpheli ağ trafiği, politika ihlalleri ve olağan dışı kullanıcı davranışları anlık olarak tespit edilerek güvenlik ekiplerinin olaylara çok daha hızlı müdahale etmesi sağlandı. Merkezi gösterge panelleri (Dashboard), ayrıntılı raporlama altyapısı ve özelleştirilebilir uyarı mekanizmaları sayesinde kurumun güvenlik görünürlüğü önemli ölçüde artırıldı.

Proje kapsamında yalnızca ürün kurulumu değil, kurumsal ihtiyaçlara uygun SIEM mimarisi de tasarlanmıştır. Log kaynaklarının envanteri oluşturulmuş, veri toplama politikaları belirlenmiş, korelasyon senaryoları geliştirilmiş ve güvenlik olaylarının önceliklendirilmesi sağlanmıştır. Kurumun güvenlik operasyon süreçlerine uygun raporlama altyapısı oluşturularak BT ekiplerinin hem operasyonel hem de denetim süreçlerini daha etkin yönetebilmesi mümkün hale getirilmiştir.

BSTECH mühendisleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında CSIEM platformunun kurulumu, log kaynaklarının entegrasyonu, güvenlik politikalarının oluşturulması, alarm senaryolarının yapılandırılması, performans optimizasyonları, kullanıcı eğitimleri ve kabul testleri uçtan uca yönetilmiştir. Proje sonrasında imzalanan 3 yıllık bakım ve teknik destek sözleşmesi ile platformun yazılım güncellemeleri, teknik destek hizmetleri, sistem optimizasyonları ve operasyonel sürekliliği BSTECH uzman ekipleri tarafından güvence altına alınmıştır.

Gerçekleştirilen proje sonucunda NART Sigorta, tüm bilgi teknolojileri altyapısını tek merkezden izleyebilen, güvenlik olaylarını gerçek zamanlı analiz edebilen ve potansiyel tehditlere proaktif şekilde müdahale edebilen modern bir Güvenlik Operasyon Altyapısına kavuşmuştur. Merkezi log yönetimi, gelişmiş olay korelasyonu ve sürekli teknik destek hizmetleri sayesinde güvenlik ekiplerinin müdahale süreleri önemli ölçüde kısalmış, kurumun siber dayanıklılığı artırılmış ve gelecekte büyüyen BT altyapısına uyum sağlayabilecek ölçeklenebilir bir SIEM mimarisi oluşturulmuştur.

Bu proje, BSTECH‘in SIEM çözümleri, merkezi log yönetimi, güvenlik operasyon merkezleri (SOC), olay korelasyonu, siber tehdit görünürlüğü ve yönetilen güvenlik hizmetleri alanındaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan başarılı bir dijital güvenlik dönüşüm projesidir.

NART Sigorta BSTECH Uzmanlığıyla Storage tercihini IBM den yana kullandı.

NART Sigorta

IBM FlashSystem 5030 ile Yeni Nesil Kurumsal Depolama Altyapısı Dönüşümü,

Finans ve sigortacılık sektöründe hizmet veren NART Sigorta, artan veri hacmi, kritik uygulamalardaki performans gereksinimleri ve iş sürekliliği hedefleri doğrultusunda kurumsal depolama altyapısını modernize etmek amacıyla yeni nesil bir dönüşüm projesini BSTECH uzmanlığıyla hayata geçirdi. Proje kapsamında yalnızca mevcut depolama sistemi yenilenmemiş, aynı zamanda sanallaştırma platformları, sunucu altyapısı ve Fibre Channel SAN mimarisi ile tam entegre çalışan yüksek performanslı bir veri depolama altyapısı oluşturulmuştur.

Mevcut altyapıda artan I/O yükleri, veri tabanı performansındaki darboğazlar, sanallaştırma ortamlarında yaşanan gecikmeler ve büyüyen veri kapasitesi ihtiyaçları, daha hızlı, güvenilir ve ölçeklenebilir bir depolama mimarisine geçişi zorunlu hale getirmiştir. Özellikle poliçe yönetim sistemleri, hasar yönetimi uygulamaları, finansal servisler ve kurumsal veritabanlarının düşük gecikme süreleriyle çalışması, proje tasarımının temel önceliklerinden biri olmuştur.

BSTECH tarafından gerçekleştirilen analizler sonucunda veri merkezi mimarisi yeniden tasarlanmış ve çözümün merkezine IBM FlashSystem 5030 All-Flash Storage platformu konumlandırılmıştır. Tamamı kurumsal sınıf SSD disklerden oluşan All-Flash mimari sayesinde depolama katmanındaki gecikmeler minimum seviyeye indirilirken, yüksek IOPS kapasitesi ile yoğun işlem yükü altında çalışan uygulamaların performansı önemli ölçüde artırılmıştır.

Depolama altyapısı, 16 Gbps Fibre Channel SAN omurgası üzerinden sunucu altyapısına entegre edilmiş; çoklu yol erişimi (Multipath I/O), Active-Active Controller mimarisi ve yedekli bağlantı yapıları sayesinde tek hata noktası (Single Point of Failure) ortadan kaldırılarak yüksek erişilebilirlik sağlanmıştır. Bu mimari sayesinde kontrolcü, bağlantı veya donanım seviyesinde meydana gelebilecek arızalarda uygulamaların kesintisiz çalışması garanti altına alınmıştır.

IBM FlashSystem’in gelişmiş veri servislerinden FlashCopy Snapshot teknolojisi devreye alınarak anlık veri kopyaları oluşturulmuş, bakım süreçleri ve geri dönüş operasyonları önemli ölçüde hızlandırılmıştır. Ayrıca Remote Mirroring teknolojisi kullanılarak kritik verilerin uzak lokasyona replikasyonu sağlanmış ve olası felaket senaryolarına karşı kurumsal iş sürekliliği altyapısı güçlendirilmiştir. Thin Provisioning ve dinamik kapasite yönetimi özellikleri sayesinde depolama kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlanırken, gelecekte oluşabilecek kapasite ihtiyaçları için esnek ve ölçeklenebilir bir yapı oluşturulmuştur.

Proje kapsamında BSTECH mühendisleri tarafından mevcut depolama altyapısının analizi, SAN mimarisinin tasarlanması, IBM FlashSystem 5030 kurulumu, storage pool ve RAID yapılandırmaları, Fibre Channel zoning işlemleri, host mapping, VMware datastore entegrasyonları, performans optimizasyonları, failover senaryoları ve kullanıcı kabul testleri uçtan uca yönetilmiştir. Tüm geçiş süreci planlı bakım pencerelerinde gerçekleştirilmiş ve kritik uygulamalarda hizmet kesintisi yaşanmadan veri migrasyonu başarıyla tamamlanmıştır.

Gerçekleştirilen dönüşümün ardından NART Sigorta, yüksek performanslı All-Flash depolama mimarisi sayesinde veri tabanı ve sanallaştırma performansını önemli ölçüde artırırken, merkezi yönetilebilir, ölçeklenebilir ve yüksek erişilebilirliğe sahip modern bir depolama altyapısına kavuşmuştur. Snapshot ve replikasyon teknolojileriyle veri güvenliği güçlendirilmiş, felaket kurtarma kabiliyeti artırılmış ve kritik iş uygulamalarının kesintisiz çalışmasını destekleyen kurumsal bir veri merkezi altyapısı oluşturulmuştur.

Bu proje, BSTECH‘in kurumsal depolama sistemleri, Fibre Channel SAN altyapıları, yüksek erişilebilir mimariler, veri koruma teknolojileri ve performans odaklı veri merkezi çözümleri konusundaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan başarılı bir dijital altyapı dönüşüm projesidir.

Beypiliç Datacenter ve Network Projesinde Tercihi BSTECH oldu!

Beypiliç

Yeni Nesil Yüksek Erişilebilir Veri Merkezi Dönüşüm Projesi

Türkiye’nin en büyük entegre gıda üreticilerinden Beypiliç, üretim operasyonlarının kesintisiz devam edebilmesi, ERP ve finans uygulamalarının yüksek performansla çalıştırılması, kritik verilerin güvenli şekilde korunması ve gelecekteki kapasite artışlarına cevap verebilecek ölçeklenebilir bir BT altyapısının oluşturulması amacıyla mevcut veri merkezini tamamen yenileme kararı aldı. Bu kapsamda BSTECH, depolama sistemlerinden sanallaştırma platformuna, sunucu altyapısından SAN omurgasına kadar tüm bileşenlerin yeniden tasarlandığı uçtan uca bir Veri Merkezi Dönüşüm Projesi gerçekleştirdi.

Projenin temel hedefi yalnızca donanım modernizasyonu değil; yüksek erişilebilirlik (High Availability), iş sürekliliği (Business Continuity), felaket kurtarma (Disaster Recovery), performans optimizasyonu ve merkezi yönetim prensiplerini esas alan yeni nesil bir kurumsal mimari oluşturmaktı. Bu doğrultuda tüm altyapı katmanları birbirleriyle tam entegre çalışacak şekilde yeniden planlandı ve uygulamaya alındı.

Depolama katmanında 2 adet IBM FlashSystem 9110 NVMe All-Flash Storage platformu konumlandırılarak kritik verilerin tek bir depolama sistemi üzerinde tutulmasından kaynaklanabilecek riskler tamamen ortadan kaldırıldı. IBM Spectrum Virtualize teknolojisi kullanılarak oluşturulan sanallaştırılmış depolama mimarisi sayesinde iki bağımsız storage sistemi tek bir mantıksal depolama platformu gibi çalışacak şekilde yapılandırıldı. Active-Active Controller mimarisi, FlashCore NVMe disk teknolojisi, FlashCopy Snapshot servisleri ve Remote Mirroring mekanizmaları devreye alınarak hem yüksek performans hem de donanım seviyesinde hata toleransı sağlandı. Storage sistemleri arasında gerçekleştirilen senkron veri replikasyonu sayesinde herhangi bir disk, kontrolcü veya storage ünitesinde oluşabilecek arızalarda uygulamaların kesintiye uğramadan çalışmaya devam etmesi hedeflenirken veri kaybı riski minimum seviyeye indirildi.

Depolama altyapısını desteklemek amacıyla yeni nesil Fibre Channel SAN mimarisi oluşturuldu. 16 Gbps Fibre Channel bağlantıları üzerinden çalışan redundant SAN omurgası tasarlanarak sunucu ve storage sistemleri arasında düşük gecikmeli, yüksek bant genişliğine sahip veri iletişimi sağlandı. SAN Fabric yapısı içerisinde zoning, host mapping, multipath erişim ve yedekli bağlantı senaryoları uygulanarak herhangi bir bağlantı veya switch arızasında servis sürekliliğinin korunması sağlandı.

Uygulama katmanında Lenovo ThinkSystem SR650 sunucular üzerinde yüksek yoğunluklu sanallaştırma altyapısı oluşturuldu. Intel Xeon işlemci mimarisi, yüksek kapasiteli ECC bellek yapısı, redundant güç kaynakları, 10 Gigabit Ethernet ve Fibre Channel HBA kartları kullanılarak kurumsal iş yüklerini destekleyecek yüksek performanslı bir sunucu platformu oluşturuldu. VMware vSphere Essentials Plus altyapısı üzerinde Cluster mimarisi oluşturularak fiziksel kaynaklar ortak bir havuz altında toplandı. VMware High Availability (HA), vMotion ve merkezi kaynak yönetimi özellikleri devreye alınarak sanal makinelerin planlı bakım veya beklenmeyen donanım arızalarında hizmet kesintisi yaşamadan çalışmaya devam edebilmesi sağlandı.

Veri koruma katmanında IBM Spectrum Protect Plus, IBM Spectrum Copy Data Management ve IBM Spectrum Virtualize for Public Cloud çözümleri entegre edilerek yedekleme, snapshot yönetimi, uygulama tutarlı veri kopyaları ve çoklu bulut senaryolarını destekleyen modern bir veri koruma mimarisi oluşturuldu. Bu yapı sayesinde kritik sistemlerin geri dönüş süreleri (RTO) önemli ölçüde azaltılırken veri kaybı hedefleri (RPO) kurumun iş sürekliliği gereksinimlerini karşılayacak seviyeye indirildi.

Yeni veri merkezi mimarisinin işletim sistemi ve uygulama katmanında Microsoft Windows Server, Microsoft SQL Server ve Active Directory servisleri yeniden yapılandırıldı. Kullanıcı kimlik doğrulama süreçleri, merkezi yetkilendirme mekanizmaları ve veritabanı servisleri sanallaştırılmış altyapıya taşınarak performans ve yönetilebilirlik önemli ölçüde artırıldı.

Veri merkezi ağ altyapısı da projeye paralel olarak tamamen yenilendi. Kurumsal omurgada yüksek bant genişliğine sahip 10 Gigabit erişim katmanı ile 40 Gigabit uplink bağlantıları kullanılarak düşük gecikmeli ve yüksek performanslı bir iletişim altyapısı oluşturuldu. Redundant switch mimarisi sayesinde tek hata noktaları ortadan kaldırılırken veri merkezi içerisindeki tüm ağ trafiği yüksek erişilebilirlik prensibine uygun olarak yeniden yapılandırıldı.

Proje süresince BSTECH mühendisleri tarafından mevcut sistemlerin analiz edilmesi, hedef mimarinin tasarlanması, kapasite planlaması, SAN tasarımı, storage konfigürasyonu, VMware Cluster kurulumu, veri migrasyonu, performans optimizasyonu, failover testleri, felaket kurtarma senaryolarının doğrulanması ve kullanıcı kabul testleri uçtan uca yönetildi. Tüm geçiş işlemleri planlı bakım pencerelerinde gerçekleştirilerek kritik üretim sistemlerinde kesinti oluşmaması sağlandı.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte Beypiliç, yüksek performanslı NVMe depolama teknolojisi üzerine inşa edilmiş, iki bağımsız storage sistemi arasında veri bütünlüğünü koruyan, sanallaştırma altyapısıyla maksimum kaynak verimliliği sağlayan, redundant SAN omurgası üzerinde çalışan ve gelecekteki büyüme ihtiyaçlarını karşılayabilecek ölçeklenebilir yeni nesil bir veri merkezine kavuştu. Kurulan mimari sayesinde performans artışı, yüksek erişilebilirlik, veri güvenliği, operasyonel verimlilik ve iş sürekliliği aynı platform üzerinde bir araya getirilerek kurumun dijital dönüşüm vizyonunu destekleyen sürdürülebilir bir BT altyapısı oluşturuldu.

Bu proje, BSTECH’in kurumsal veri merkezi tasarımı, yüksek erişilebilir depolama sistemleri, sanallaştırma, SAN altyapıları, veri koruma teknolojileri ve kritik sistem migrasyonları konusundaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan, uçtan uca planlanmış ve başarıyla tamamlanmış kapsamlı bir dijital dönüşüm projesidir.

Nart Sigorta KVKK ya geçiş projesini BSTECH uzmanlığıyla gerçekleştirdi!

NART Sigorta

Kurumsal Veri Güvenliği ve Veri Kaybı Önleme (DLP) Dönüşüm Projesi;

Dijital sigortacılık hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte müşteri bilgileri, poliçe kayıtları, hasar dosyaları, finansal raporlar ve kişisel verilerin korunması kurumların en kritik güvenlik öncelikleri arasında yer almaktadır. Özellikle KVKK başta olmak üzere sektörel regülasyonlar, hassas verilerin yalnızca saklanmasını değil; kurum içerisinde nasıl kullanıldığının, kimlerle paylaşıldığının ve kurum dışına hangi kanallarla çıktığının da sürekli denetlenmesini zorunlu hale getirmektedir.

Bu kapsamda NART Sigorta, kurumsal verilerin uçtan uca korunması, veri sızıntılarının önlenmesi ve bilgi güvenliği politikalarının merkezi olarak yönetilebilmesi amacıyla yeni nesil Data Loss Prevention (DLP) altyapısını BSTECH uzmanlığında devreye aldı.

Proje öncesinde gerçekleştirilen analizlerde, e-posta trafiği, USB bellek kullanımı, yazdırma işlemleri, dosya paylaşım platformları, ağ trafiği, bulut servisleri ve kullanıcı uç noktaları üzerinden gerçekleşen veri hareketleri detaylı olarak incelendi. Kurumun kritik bilgi varlıkları belirlenerek müşteri bilgileri, kimlik verileri, finansal dokümanlar, poliçe kayıtları ve kurumsal dokümanlar hassas veri kategorileri altında sınıflandırıldı.

BSTECH tarafından tasarlanan yeni mimaride GTB Technologies Data Loss Prevention Platformu, tek politika motoru ile Data-at-Rest, Data-in-Motion ve Data-in-Use veri koruma katmanlarını kapsayacak şekilde konumlandırıldı. Böylece yalnızca depolanan veriler değil, ağ üzerinde taşınan ve kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılan tüm hassas bilgiler gerçek zamanlı olarak izlenebilir ve kontrol edilebilir hale getirildi. Platform; uç nokta, ağ, e-posta ve bulut ortamlarını tek merkezden yöneten birleşik bir mimari sundu.

Proje kapsamında GTB Technologies’in patentli AccuMatch™ veri parmak izi (fingerprinting) teknolojisi kullanılarak kritik kurumsal dokümanların dijital imzaları oluşturuldu. Bu sayede belgelerin tamamı ya da yalnızca bir bölümü farklı bir dosyaya kopyalansa, yeniden düzenlense veya farklı formatlara dönüştürülse dahi sistem tarafından yüksek doğrulukla tespit edilmesi sağlandı. Geleneksel anahtar kelime veya düzenli ifade (Regex) tabanlı yaklaşımlara kıyasla yanlış pozitif alarm oranı önemli ölçüde azaltılarak güvenlik operasyonlarının verimliliği artırıldı.

Uç nokta güvenliği kapsamında USB depolama aygıtları, taşınabilir diskler, yazıcılar, pano (Clipboard), ekran görüntüsü alma işlemleri ve yerel dosya kopyalama hareketleri merkezi güvenlik politikaları doğrultusunda denetlenmeye başlandı. Ağ katmanında SMTP, HTTP, HTTPS, FTP ve diğer veri iletişim protokolleri üzerinden gerçekleştirilen dosya transferleri içerik bazlı analiz edilerek hassas bilgilerin kurum dışına yetkisiz aktarılması gerçek zamanlı olarak engellendi. Aynı zamanda kurumsal e-posta trafiği ve bulut depolama servisleri üzerinde içerik farkındalığı sağlayan güvenlik politikaları uygulanarak veri sızıntısı oluşturabilecek tüm iletişim kanalları merkezi olarak kontrol altına alındı.

Kurumsal veri güvenliği mimarisi; kullanıcı rolleri, departman bazlı yetkilendirme, veri sınıflandırma politikaları ve olay korelasyon mekanizmaları dikkate alınarak yeniden tasarlandı. Gerçek zamanlı olay izleme, detaylı denetim kayıtları (Audit Trail), kapsamlı raporlama ve merkezi yönetim konsolu sayesinde bilgi güvenliği ekipleri veri hareketlerini tek platform üzerinden takip edebilir hale geldi. Oluşturulan güvenlik politikaları ile veri paylaşım süreçleri kontrol altına alınırken, KVKK ve ISO 27001 uyumluluğunu destekleyen teknik kontroller de devreye alındı.

Proje boyunca BSTECH mühendisleri tarafından veri keşfi (Data Discovery), hassas veri sınıflandırması (Data Classification), politika tasarımı, GTB DLP platformunun kurulumu, uç nokta ajanlarının dağıtımı, ağ entegrasyonları, e-posta güvenliği yapılandırmaları, kullanıcı kabul testleri, performans optimizasyonu ve güvenlik senaryolarının doğrulanması uçtan uca yönetildi. Gerçekleştirilen kontrollü testlerde USB üzerinden veri kopyalama, yetkisiz e-posta gönderimi, bulut depolama yüklemeleri ve web tabanlı veri aktarım senaryoları başarıyla engellenerek oluşturulan güvenlik politikalarının etkinliği doğrulandı.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte NART Sigorta, hassas verilerini yalnızca depolama ortamlarında değil, veri yaşam döngüsünün tamamında koruyabilen, kullanıcı davranışlarını analiz edebilen, içerik tabanlı güvenlik politikalarını merkezi olarak uygulayan ve veri sızıntılarını gerçekleşmeden önce engelleyebilen modern bir Kurumsal Veri Kaybı Önleme altyapısına kavuştu. Böylece müşteri verileri, finansal bilgiler ve kurumsal bilgi varlıkları üzerinde tam görünürlük sağlanırken, operasyonel güvenlik seviyesi yükseltildi ve regülasyonlara uyum konusunda sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi oluşturuldu.

Zülfikarlar Holdingin Tercihi Fortinet Oldu!

Zülfikarlar Holding

Fortinet High Availability Siber Güvenlik Altyapısı ve Yönetilen Güvenlik Hizmetleri;

Kurumsal ağ altyapılarında güvenlik cihazlarının kesintisiz çalışması, iş sürekliliğinin temel bileşenlerinden biridir. Türkiye’nin köklü akaryakıt dağıtım şirketlerinden Zülfikarlar Holding, merkez ve saha operasyonlarında kullanılan kritik bilgi sistemlerinin siber tehditlere karşı korunması, ağ güvenliğinin yüksek erişilebilirlik prensipleri doğrultusunda işletilmesi ve güvenlik operasyonlarının sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla Fortinet güvenlik altyapısının yönetimi ve teknik destek hizmetlerini BSTECH uzmanlığıyla yeniden yapılandırdı.

Proje kapsamında kurumun çevre güvenliği, 2 adet FortiGate 500E güvenlik duvarından oluşan Active–Passive High Availability (HA) mimarisi üzerine kurgulandı. Cluster yapısında çalışan bu mimaride aktif cihaz tüm ağ trafiğini yönetirken, pasif düğüm gerçek zamanlı olarak oturum bilgileri, güvenlik politikaları ve konfigürasyon verilerini senkronize ederek olası bir donanım, yazılım veya bağlantı arızasında otomatik devralma (Failover) mekanizmasını devreye almaktadır. Böylece güvenlik servislerinde kesinti oluşmadan internet erişimi, VPN bağlantıları ve kurumsal uygulamaların sürekliliği korunmaktadır.

Yüksek erişilebilirlik mimarisinin yanı sıra FortiAnalyzer platformu devreye alınarak firewall logları, güvenlik olayları, trafik analizleri ve tehdit kayıtları merkezi olarak toplanmış, olay korelasyonu ve ayrıntılı raporlama süreçleri tek konsol üzerinden yönetilebilir hale getirilmiştir. Güvenlik operasyon ekibi, gerçek zamanlı olay görünürlüğü sayesinde anormal trafik davranışlarını ve potansiyel tehditleri hızlı şekilde analiz edebilmektedir.

BSTECH mühendisleri tarafından gerçekleştirilen çalışma kapsamında mevcut güvenlik mimarisi ayrıntılı olarak analiz edilmiş; firewall politika setleri, NAT kuralları, IPS profilleri, SSL VPN ve IPsec VPN yapıları, Web Filtering, Application Control, Antivirus ve diğer Unified Threat Management (UTM) servisleri üretici en iyi uygulamaları doğrultusunda optimize edilmiştir. Cluster senkronizasyonu, heartbeat bağlantıları, firmware uyumluluğu ve failover senaryoları doğrulanarak güvenlik altyapısının yüksek erişilebilirlik kriterlerine uygun şekilde çalışması sağlanmıştır.

Projenin devamında imzalanan BSTECHPRO Yönetilen Teknik Destek ve Bakım Sözleşmesi ile altyapının yaşam döngüsü yönetimi güvence altına alınmıştır. Hizmet modeli kapsamında 7/24 çağrı yönetimi, uzaktan ve yerinde teknik destek, Fortinet FortiCare üretici destek süreçlerinin koordinasyonu, yazılım güncellemeleri, güvenlik imza veritabanlarının güncel tutulması, konfigürasyon yedekleme işlemleri, değişiklik yönetimi, kapasite planlaması ve periyodik sağlık kontrolleri düzenli olarak yürütülmüştür. Tanımlanan hizmet seviyeleri doğrultusunda kritik olaylara en geç dört saat içerisinde müdahale edilmesi ve hedeflenen sürelerde çözüm sağlanması esas alınmıştır.

BSTECH ayrıca planlı bakım süreçlerinde firmware yükseltmeleri, güvenlik politika revizyonları, VPN optimizasyonları, performans analizleri, log yönetimi ve sistem doğrulama testlerini gerçekleştirerek altyapının güncel güvenlik tehditlerine karşı korunmasını sağlamıştır. Yapılan tüm değişiklikler kontrollü bakım pencerelerinde uygulanmış, Active–Passive HA mimarisi sayesinde servis sürekliliği korunarak kullanıcıların operasyonları kesintiye uğratılmamıştır.

Gerçekleştirilen proje sonucunda Zülfikarlar Holding, tek hata noktasını ortadan kaldıran yüksek erişilebilirlik mimarisi, merkezi güvenlik görünürlüğü sağlayan FortiAnalyzer altyapısı ve proaktif yönetilen güvenlik hizmetleri sayesinde daha güvenli, daha yönetilebilir ve kesintisiz çalışan bir ağ güvenliği platformuna kavuşmuştur. Düzenli bakım, üretici destek hizmetleri ve uzman mühendis desteği ile güvenlik altyapısının performansı, erişilebilirliği ve operasyonel verimliliği sürdürülebilir hale getirilmiştir.

Bu proje, BSTECH‘in yüksek erişilebilir Fortinet mimarileri, kurumsal ağ güvenliği, merkezi log yönetimi ve yönetilen siber güvenlik hizmetleri alanındaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan başarılı bir referans çalışmasıdır.

Emsey Hospital’ın Tercihi Arcserve Oldu

Emsey Hospital

Arcserve UDP ile Kurumsal Veri Koruma ve İş Sürekliliği Dönüşüm Projesi

Sağlık sektöründe bilgi sistemlerinin sürekliliği, hasta verilerinin güvenliği ve kritik uygulamaların kesintisiz çalışması, operasyonel başarının en önemli unsurlarından biridir. Hasta Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS), laboratuvar uygulamaları, görüntüleme sistemleri, finans uygulamaları ve sanallaştırma platformlarında meydana gelebilecek veri kayıpları veya hizmet kesintileri, yalnızca operasyonel süreçleri değil, hasta bakım hizmetlerini de doğrudan etkileyebilmektedir. Bu doğrultuda Emsey Hospital, kurumsal veri koruma altyapısını modernize etmek, felaket kurtarma kabiliyetini güçlendirmek ve tüm kritik sistemleri merkezi olarak yönetilebilen yeni nesil bir yedekleme mimarisine taşımak amacıyla BSTECH uzmanlığında kapsamlı bir Veri Koruma ve İş Sürekliliği Dönüşüm Projesi gerçekleştirdi.

Proje öncesinde gerçekleştirilen teknik analizlerde, fiziksel ve sanal sunucular üzerinde çalışan kritik uygulamaların farklı yedekleme yöntemleriyle korunduğu, artan veri hacmi nedeniyle yedekleme pencerelerinin uzadığı ve olası bir sistem arızasında geri yükleme sürelerinin kurumun operasyonel hedeflerini karşılamakta yetersiz kaldığı belirlendi. Ayrıca merkezi yönetim eksikliği, manuel operasyonlar ve büyüyen depolama ihtiyacı, daha modern ve ölçeklenebilir bir veri koruma mimarisine geçişi zorunlu hale getirmişti.

BSTECH tarafından gerçekleştirilen ihtiyaç analizi sonucunda çözümün merkezine Arcserve UDP (Unified Data Protection) platformu konumlandırıldı. Fiziksel sunucular, VMware sanallaştırma altyapısı ve kritik Microsoft iş yüklerini kapsayan birleşik veri koruma mimarisi oluşturularak tüm yedekleme operasyonları tek merkezden yönetilebilir hale getirildi. Image tabanlı yedekleme teknolojisi sayesinde işletim sistemi, uygulamalar ve veriler tek bir kurtarma noktası altında korunurken, Incremental Forever mimarisi ile yalnızca değişen blokların yedeklenmesi sağlanarak yedekleme süreleri önemli ölçüde azaltıldı ve ağ ile depolama kaynakları daha verimli kullanılmaya başlandı.

Kurulan mimaride Recovery Point Server ve Global Deduplication teknolojileri kullanılarak yinelenen veri blokları merkezi olarak tekilleştirildi. Böylece depolama kapasitesinden önemli ölçüde tasarruf edilirken, WAN optimizasyonu sayesinde uzak lokasyonlara gerçekleştirilen veri transferleri daha verimli hale getirildi. Şifrelenmiş veri aktarımı ve merkezi yönetim altyapısı ile kurumun veri güvenliği politikaları güçlendirilirken, tüm yedekleme süreçleri tek yönetim konsolu üzerinden izlenebilir ve raporlanabilir hale getirildi.

Felaket kurtarma senaryolarının temelini oluşturan Instant Virtual Standby teknolojisi sayesinde kritik sanal sunucuların herhangi bir sistem arızasında doğrudan yedeklerden çalıştırılabilmesi sağlandı. Bare Metal Recovery (BMR) özelliği ile fiziksel sunucuların donanımdan bağımsız olarak kısa sürede tamamen geri yüklenebilmesi mümkün hale gelirken, Granular Recovery teknolojisi sayesinde tek bir dosya, klasör, e-posta veya Microsoft SQL Server veritabanı nesnesi seviyesinde hızlı geri dönüş senaryoları oluşturuldu. Microsoft Exchange Server, SQL Server, VMware ve Hyper-V platformları için uygulama tutarlı (Application Consistent) yedekleme politikaları uygulanarak kritik iş yüklerinin güvenli şekilde korunması sağlandı.

Proje süresince BSTECH mühendisleri tarafından mevcut veri koruma altyapısının analiz edilmesi, kritik sistemlerin sınıflandırılması, yedekleme politikalarının oluşturulması, Arcserve UDP Backup Server kurulumu, Recovery Point Server yapılandırmaları, ajan dağıtımları, VMware entegrasyonları, deduplikasyon havuzlarının oluşturulması, replikasyon senaryolarının devreye alınması, felaket kurtarma testleri ve geri yükleme doğrulama süreçleri uçtan uca yönetildi. Yapılan kapsamlı testlerde farklı sistem arızası senaryoları simüle edilerek hedeflenen RPO (Recovery Point Objective) ve RTO (Recovery Time Objective) değerleri başarıyla doğrulandı.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte Emsey Hospital, fiziksel ve sanal tüm iş yüklerini merkezi olarak koruyabilen, veri kaybı riskini minimum seviyeye indiren ve kritik sağlık uygulamalarının kesintisiz çalışmasını destekleyen modern bir veri koruma altyapısına kavuştu. Deduplikasyon teknolojisi sayesinde depolama verimliliği artırılırken, otomatik yedekleme ve merkezi yönetim sayesinde operasyonel süreçler sadeleştirildi. Anlık geri dönüş, hızlı kurtarma ve felaket senaryolarına hazır mimari sayesinde kurumun iş sürekliliği güçlendirilmiş, hasta verilerinin güvenliği ve kritik sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği güvence altına alınmıştır.

Bu proje, BSTECH‘in kurumsal veri koruma, felaket kurtarma, sanallaştırma entegrasyonları, iş sürekliliği çözümleri ve kritik sağlık bilgi sistemlerinin güvenli yönetimi konusundaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan başarılı bir dijital dönüşüm projesidir.

Beypiliç Güvenli Ellerde!

Beypiliç

Fortinet Security Fabric ile Entegre Siber Güvenlik Dönüşüm Projesi

Türkiye’nin önde gelen entegre gıda üreticilerinden Beypiliç, üretim tesisleri, kurumsal uygulamaları, veri merkezi altyapısı ve şubeleri arasında kesintisiz, güvenli ve yönetilebilir bir iletişim altyapısı oluşturmak amacıyla siber güvenlik mimarisini modernize etme kararı aldı. Artan siber tehditler, büyüyen ağ yapısı ve kritik üretim sistemlerinin korunmasına yönelik ihtiyaçlar doğrultusunda, BSTECH uzmanlığında uçtan uca planlanan kapsamlı bir güvenlik dönüşüm projesi hayata geçirildi.

Proje öncesinde gerçekleştirilen analizlerde, ağ güvenliği, e-posta güvenliği ve güvenlik olaylarının izlenmesi süreçlerinin farklı platformlar üzerinde yürütüldüğü, merkezi görünürlüğün sınırlı olduğu ve güvenlik operasyonlarının daha bütünleşik bir yapıya ihtiyaç duyduğu belirlendi. Ayrıca üretim sistemleri, ERP uygulamaları ve kurumsal servislerin 7/24 kesintisiz çalışması nedeniyle yüksek erişilebilirlik sağlayan, tek hata noktasını ortadan kaldıran ve gelişmiş tehditlere karşı proaktif koruma sunan yeni nesil bir güvenlik mimarisi hedeflendi.

BSTECH tarafından tasarlanan çözümün merkezine Fortinet Security Fabric mimarisi konumlandırıldı. Ağ güvenliği katmanında FortiGate 300E cihazları Active–Passive High Availability (HA) mimarisi ile yapılandırılarak çevre güvenliği yeniden tasarlandı. İki güvenlik duvarı arasında gerçekleştirilen gerçek zamanlı oturum ve konfigürasyon senkronizasyonu sayesinde herhangi bir donanım, bağlantı veya yazılım arızasında otomatik Failover mekanizması devreye alınarak güvenlik servislerinin kesintisiz devam etmesi sağlandı. Böylece tek hata noktası (Single Point of Failure) ortadan kaldırılarak kurumun kritik iş uygulamaları yüksek erişilebilirlik prensipleri doğrultusunda korunmuş oldu.

Firewall altyapısında IPS (Intrusion Prevention System), Application Control, Web Filtering, AntiVirus, SSL Deep Inspection ve gelişmiş VPN servisleri etkinleştirilerek ağ trafiği uygulama katmanına kadar analiz edildi. Kullanıcı, uygulama ve servis bazlı güvenlik politikaları oluşturularak kurumun güvenlik standartları merkezi olarak yönetilebilir hale getirildi. Segmentasyon yapısı sayesinde üretim ağı, sunucu altyapısı ve kullanıcı erişim katmanları birbirinden ayrıştırılarak yatay tehdit hareketleri sınırlandırıldı ve ağın güvenlik seviyesi artırıldı.

Güvenlik operasyonlarının görünürlüğünü artırmak amacıyla FortiAnalyzer Virtual Appliance platformu devreye alınarak tüm Fortinet bileşenlerinden gelen loglar merkezi olarak toplandı. Olay korelasyonu, trafik analizi, kullanıcı davranışları, tehdit istihbaratı ve güvenlik raporları tek yönetim konsolu üzerinden izlenebilir hale getirildi. Gerçek zamanlı alarm mekanizmaları ve ayrıntılı raporlama altyapısı sayesinde güvenlik ekiplerinin olaylara müdahale süreleri önemli ölçüde azaltılırken, denetim ve uyumluluk süreçleri için kapsamlı kayıt altyapısı oluşturuldu.

Kurumsal e-posta güvenliğini güçlendirmek amacıyla FortiMail Virtual Appliance çözümü mevcut Microsoft Exchange altyapısına entegre edildi. Spam, phishing, Business Email Compromise (BEC), zararlı ek dosyalar ve gelişmiş e-posta tabanlı saldırılar çok katmanlı analiz mekanizmalarıyla kullanıcıya ulaşmadan engellenirken; içerik filtreleme, antivirüs taraması ve politika tabanlı e-posta güvenliği sayesinde kurumun en kritik iletişim kanallarından biri güvence altına alındı.

Proje kapsamında BSTECH mühendisleri tarafından mevcut ağ topolojisinin analiz edilmesi, güvenlik mimarisinin tasarlanması, FortiGate High Availability kümesinin kurulumu, güvenlik politikalarının oluşturulması, VPN servislerinin yeniden yapılandırılması, FortiAnalyzer ve FortiMail entegrasyonlarının gerçekleştirilmesi, log yönetim altyapısının oluşturulması, performans testleri, failover senaryolarının doğrulanması ve kullanıcı kabul süreçleri uçtan uca yönetildi. Tüm geçiş işlemleri planlı bakım pencerelerinde gerçekleştirilerek üretim sistemlerinde kesinti yaşanmadan yeni güvenlik mimarisi devreye alındı.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte Beypiliç; ağ güvenliği, e-posta güvenliği ve merkezi güvenlik yönetimini tek platform altında birleştiren modern bir siber güvenlik altyapısına kavuştu. Active–Passive yüksek erişilebilirlik mimarisi sayesinde güvenlik servislerinin sürekliliği sağlanırken, gelişmiş tehdit önleme mekanizmalarıyla ağ seviyesindeki saldırılar proaktif olarak engellenmeye başlandı. Merkezi log yönetimi ve olay korelasyonu sayesinde güvenlik ekipleri tüm altyapıyı tek konsoldan izleyebilir hale gelirken, kurumun operasyonel güvenliği, denetlenebilirliği ve siber dayanıklılığı önemli ölçüde artırıldı.

Bu proje, BSTECH‘in kurumsal ağ güvenliği, Fortinet Security Fabric mimarileri, yüksek erişilebilir firewall altyapıları, merkezi log yönetimi, e-posta güvenliği ve entegre siber güvenlik çözümleri konusundaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan bir projedir.

Başoğlu Kablo Log Yönetimi Tercihi Crypttech!

Başoğlu Kablo

CRYPTOLOG ile Merkezi Log Yönetimi, SIEM ve 5651 Uyum Dönüşüm Projesi

Üretim sektöründe faaliyet gösteren Başoğlu Kablo, bilgi teknolojileri altyapısında oluşan güvenlik olaylarının merkezi olarak izlenmesi, siber tehditlere daha hızlı müdahale edilmesi ve yasal yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi amacıyla log yönetimi altyapısını yeniden tasarlama kararı aldı. Artan siber güvenlik riskleri, farklı sistemlerde dağınık şekilde tutulan log kayıtları ve 5651 sayılı Kanun kapsamında kullanıcı erişim kayıtlarının güvenli biçimde saklanması gerekliliği doğrultusunda BSTECH uzmanlığında kapsamlı bir Merkezi Log Yönetimi ve Güvenlik Olayı İzleme (SIEM) projesi hayata geçirildi.

Proje öncesinde gerçekleştirilen analizlerde, firewall, Active Directory, Windows sunucuları, ağ anahtarları, kablosuz ağ altyapısı ve diğer kritik sistemlerden üretilen log kayıtlarının farklı platformlarda tutulduğu, olayların birbirleriyle ilişkilendirilemediği ve güvenlik ekiplerinin merkezi görünürlüğünün sınırlı olduğu belirlendi. Bu durum hem güvenlik ihlallerinin tespit süresini uzatıyor hem de adli bilişim süreçlerinde ihtiyaç duyulan bütünlüğü korunmuş kayıtların yönetimini zorlaştırıyordu. Aynı zamanda kurumun 5651 sayılı Kanun, ISO 27001 ve kurumsal bilgi güvenliği politikalarına uygun merkezi bir log yönetim altyapısına ihtiyaç duyduğu tespit edildi.

BSTECH tarafından gerçekleştirilen ihtiyaç analizi sonucunda çözümün merkezine CRYPTOLOG Enterprise platformu konumlandırıldı. Saniyede 2.500 olay (EPS) işleme kapasitesine sahip merkezi log yönetim altyapısı kurularak kurum genelindeki tüm güvenlik bileşenlerinden üretilen kayıtların tek platform altında toplanması sağlandı. Firewall sistemleri, Windows sunucuları, Active Directory, ağ cihazları ve diğer log üreten sistemler Syslog ve Agent tabanlı entegrasyonlarla merkezi platforma bağlanarak güvenlik olaylarının gerçek zamanlı olarak analiz edilmesi mümkün hale getirildi.

Toplanan log kayıtları normalize edilerek ortak bir veri modeline dönüştürüldü ve gelişmiş korelasyon kuralları sayesinde farklı sistemlerde gerçekleşen olaylar tek bir güvenlik senaryosu altında ilişkilendirildi. Böylece başarısız oturum açma denemeleri, yetkisiz erişim girişimleri, ağ anomalileri ve güvenlik politikalarını ihlal eden davranışlar gerçek zamanlı olarak tespit edilerek güvenlik ekiplerinin olaylara çok daha hızlı müdahale etmesi sağlandı. Merkezi gösterge panelleri (Dashboard), özelleştirilebilir raporlar ve ayrıntılı olay analiz ekranları sayesinde kurumun güvenlik operasyonlarına uçtan uca görünürlük kazandırıldı.

Projenin önemli bileşenlerinden biri olan CRYPTOSPOT Hotspot çözümü ile misafir kullanıcı internet erişimleri merkezi olarak yönetilmeye başlandı. Kullanıcı kimlik doğrulama süreçleri, oturum kayıtları, erişim bilgileri ve internet kullanım logları 5651 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde kayıt altına alınırken, güvenli zaman damgalama mekanizması sayesinde log kayıtlarının bütünlüğü ve değiştirilemezliği güvence altına alındı. Böylece hem yasal yükümlülükler yerine getirildi hem de gerektiğinde adli bilişim süreçlerinde kullanılabilecek güvenilir dijital delil altyapısı oluşturuldu.

Proje kapsamında BSTECH mühendisleri tarafından mevcut BT altyapısının analiz edilmesi, log üreten sistemlerin envanterinin oluşturulması, CRYPTOLOG platformunun kurulumu, Syslog ve Agent entegrasyonlarının gerçekleştirilmesi, log normalizasyonu, olay korelasyon kurallarının geliştirilmesi, dashboard ve raporlama ekranlarının tasarlanması, CRYPTOSPOT entegrasyonunun tamamlanması, 5651 uyumlu kayıt yapısının devreye alınması, performans testleri ve kullanıcı eğitimleri uçtan uca yönetildi. Yapılan doğrulama testleri sonucunda tüm log kaynaklarının merkezi platforma başarılı şekilde aktarıldığı, korelasyon senaryolarının doğru çalıştığı ve yasal gereklilikleri karşılayan kayıt mekanizmasının kesintisiz olarak işletildiği doğrulandı.

Gerçekleştirilen proje sonucunda Başoğlu Kablo, tüm bilgi teknolojileri altyapısını tek merkezden izleyebilen, güvenlik olaylarını gerçek zamanlı analiz edebilen, farklı sistemlerden gelen logları ilişkilendirerek tehditleri erken aşamada tespit edebilen ve 5651 sayılı Kanun başta olmak üzere ilgili regülasyonların gerekliliklerini karşılayan modern bir güvenlik operasyon altyapısına kavuştu. Merkezi log yönetimi sayesinde güvenlik ekiplerinin olaylara müdahale süreleri önemli ölçüde azalırken, kapsamlı raporlama ve denetim yetenekleriyle kurumsal bilgi güvenliği süreçleri daha yönetilebilir, sürdürülebilir ve denetlenebilir hale getirildi.

Bu proje, BSTECH‘in merkezi log yönetimi, SIEM mimarileri, 5651 uyumlu kayıt sistemleri, güvenlik operasyon merkezleri (SOC), olay korelasyonu ve kurumsal siber güvenlik çözümleri alanındaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan başarılı bir dijital güvenlik dönüşüm projesidir.