Beypiliç Datacenter ve Network Projesinde Tercihi BSTECH oldu!

Beypiliç
Yeni Nesil Yüksek Erişilebilir Veri Merkezi Dönüşüm Projesi
Türkiye’nin en büyük entegre gıda üreticilerinden Beypiliç, üretim operasyonlarının kesintisiz devam edebilmesi, ERP ve finans uygulamalarının yüksek performansla çalıştırılması, kritik verilerin güvenli ÅŸekilde korunması ve gelecekteki kapasite artışlarına cevap verebilecek ölçeklenebilir bir BT altyapısının oluÅŸturulması amacıyla mevcut veri merkezini tamamen yenileme kararı aldı. Bu kapsamda BSTECH, depolama sistemlerinden sanallaÅŸtırma platformuna, sunucu altyapısından SAN omurgasına kadar tüm bileÅŸenlerin yeniden tasarlandığı uçtan uca bir Veri Merkezi Dönüşüm Projesi gerçekleÅŸtirdi.
Projenin temel hedefi yalnızca donanım modernizasyonu değil; yüksek erişilebilirlik (High Availability), iş sürekliliği (Business Continuity), felaket kurtarma (Disaster Recovery), performans optimizasyonu ve merkezi yönetim prensiplerini esas alan yeni nesil bir kurumsal mimari oluşturmaktı. Bu doğrultuda tüm altyapı katmanları birbirleriyle tam entegre çalışacak şekilde yeniden planlandı ve uygulamaya alındı.
Depolama katmanında 2 adet IBM FlashSystem 9110 NVMe All-Flash Storage platformu konumlandırılarak kritik verilerin tek bir depolama sistemi üzerinde tutulmasından kaynaklanabilecek riskler tamamen ortadan kaldırıldı. IBM Spectrum Virtualize teknolojisi kullanılarak oluşturulan sanallaştırılmış depolama mimarisi sayesinde iki bağımsız storage sistemi tek bir mantıksal depolama platformu gibi çalışacak şekilde yapılandırıldı. Active-Active Controller mimarisi, FlashCore NVMe disk teknolojisi, FlashCopy Snapshot servisleri ve Remote Mirroring mekanizmaları devreye alınarak hem yüksek performans hem de donanım seviyesinde hata toleransı sağlandı. Storage sistemleri arasında gerçekleştirilen senkron veri replikasyonu sayesinde herhangi bir disk, kontrolcü veya storage ünitesinde oluşabilecek arızalarda uygulamaların kesintiye uğramadan çalışmaya devam etmesi hedeflenirken veri kaybı riski minimum seviyeye indirildi.
Depolama altyapısını desteklemek amacıyla yeni nesil Fibre Channel SAN mimarisi oluşturuldu. 16 Gbps Fibre Channel bağlantıları üzerinden çalışan redundant SAN omurgası tasarlanarak sunucu ve storage sistemleri arasında düşük gecikmeli, yüksek bant genişliğine sahip veri iletişimi sağlandı. SAN Fabric yapısı içerisinde zoning, host mapping, multipath erişim ve yedekli bağlantı senaryoları uygulanarak herhangi bir bağlantı veya switch arızasında servis sürekliliğinin korunması sağlandı.
Uygulama katmanında Lenovo ThinkSystem SR650 sunucular üzerinde yüksek yoğunluklu sanallaştırma altyapısı oluşturuldu. Intel Xeon işlemci mimarisi, yüksek kapasiteli ECC bellek yapısı, redundant güç kaynakları, 10 Gigabit Ethernet ve Fibre Channel HBA kartları kullanılarak kurumsal iş yüklerini destekleyecek yüksek performanslı bir sunucu platformu oluşturuldu. VMware vSphere Essentials Plus altyapısı üzerinde Cluster mimarisi oluşturularak fiziksel kaynaklar ortak bir havuz altında toplandı. VMware High Availability (HA), vMotion ve merkezi kaynak yönetimi özellikleri devreye alınarak sanal makinelerin planlı bakım veya beklenmeyen donanım arızalarında hizmet kesintisi yaşamadan çalışmaya devam edebilmesi sağlandı.
Veri koruma katmanında IBM Spectrum Protect Plus, IBM Spectrum Copy Data Management ve IBM Spectrum Virtualize for Public Cloud çözümleri entegre edilerek yedekleme, snapshot yönetimi, uygulama tutarlı veri kopyaları ve çoklu bulut senaryolarını destekleyen modern bir veri koruma mimarisi oluşturuldu. Bu yapı sayesinde kritik sistemlerin geri dönüş süreleri (RTO) önemli ölçüde azaltılırken veri kaybı hedefleri (RPO) kurumun iş sürekliliği gereksinimlerini karşılayacak seviyeye indirildi.
Yeni veri merkezi mimarisinin işletim sistemi ve uygulama katmanında Microsoft Windows Server, Microsoft SQL Server ve Active Directory servisleri yeniden yapılandırıldı. Kullanıcı kimlik doğrulama süreçleri, merkezi yetkilendirme mekanizmaları ve veritabanı servisleri sanallaştırılmış altyapıya taşınarak performans ve yönetilebilirlik önemli ölçüde artırıldı.
Veri merkezi ağ altyapısı da projeye paralel olarak tamamen yenilendi. Kurumsal omurgada yüksek bant genişliğine sahip 10 Gigabit erişim katmanı ile 40 Gigabit uplink bağlantıları kullanılarak düşük gecikmeli ve yüksek performanslı bir iletişim altyapısı oluşturuldu. Redundant switch mimarisi sayesinde tek hata noktaları ortadan kaldırılırken veri merkezi içerisindeki tüm ağ trafiği yüksek erişilebilirlik prensibine uygun olarak yeniden yapılandırıldı.
Proje süresince BSTECH mühendisleri tarafından mevcut sistemlerin analiz edilmesi, hedef mimarinin tasarlanması, kapasite planlaması, SAN tasarımı, storage konfigürasyonu, VMware Cluster kurulumu, veri migrasyonu, performans optimizasyonu, failover testleri, felaket kurtarma senaryolarının doğrulanması ve kullanıcı kabul testleri uçtan uca yönetildi. Tüm geçiş işlemleri planlı bakım pencerelerinde gerçekleştirilerek kritik üretim sistemlerinde kesinti oluşmaması sağlandı.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Beypiliç, yüksek performanslı NVMe depolama teknolojisi üzerine inşa edilmiş, iki bağımsız storage sistemi arasında veri bütünlüğünü koruyan, sanallaştırma altyapısıyla maksimum kaynak verimliliği sağlayan, redundant SAN omurgası üzerinde çalışan ve gelecekteki büyüme ihtiyaçlarını karşılayabilecek ölçeklenebilir yeni nesil bir veri merkezine kavuştu. Kurulan mimari sayesinde performans artışı, yüksek erişilebilirlik, veri güvenliği, operasyonel verimlilik ve iş sürekliliği aynı platform üzerinde bir araya getirilerek kurumun dijital dönüşüm vizyonunu destekleyen sürdürülebilir bir BT altyapısı oluşturuldu.
Bu proje, BSTECH’in kurumsal veri merkezi tasarımı, yüksek eriÅŸilebilir depolama sistemleri, sanallaÅŸtırma, SAN altyapıları, veri koruma teknolojileri ve kritik sistem migrasyonları konusundaki mühendislik yetkinliÄŸini ortaya koyan, uçtan uca planlanmış ve baÅŸarıyla tamamlanmış kapsamlı bir dijital dönüşüm projesidir.

