NART Sigorta BSTECH Uzmanlığıyla Storage tercihini IBM den yana kullandı.

NART Sigorta

IBM FlashSystem 5030 ile Yeni Nesil Kurumsal Depolama Altyapısı Dönüşümü,

Finans ve sigortacılık sektöründe hizmet veren NART Sigorta, artan veri hacmi, kritik uygulamalardaki performans gereksinimleri ve iş sürekliliği hedefleri doğrultusunda kurumsal depolama altyapısını modernize etmek amacıyla yeni nesil bir dönüşüm projesini BSTECH uzmanlığıyla hayata geçirdi. Proje kapsamında yalnızca mevcut depolama sistemi yenilenmemiş, aynı zamanda sanallaştırma platformları, sunucu altyapısı ve Fibre Channel SAN mimarisi ile tam entegre çalışan yüksek performanslı bir veri depolama altyapısı oluşturulmuştur.

Mevcut altyapıda artan I/O yükleri, veri tabanı performansındaki darboğazlar, sanallaştırma ortamlarında yaşanan gecikmeler ve büyüyen veri kapasitesi ihtiyaçları, daha hızlı, güvenilir ve ölçeklenebilir bir depolama mimarisine geçişi zorunlu hale getirmiştir. Özellikle poliçe yönetim sistemleri, hasar yönetimi uygulamaları, finansal servisler ve kurumsal veritabanlarının düşük gecikme süreleriyle çalışması, proje tasarımının temel önceliklerinden biri olmuştur.

BSTECH tarafından gerçekleştirilen analizler sonucunda veri merkezi mimarisi yeniden tasarlanmış ve çözümün merkezine IBM FlashSystem 5030 All-Flash Storage platformu konumlandırılmıştır. Tamamı kurumsal sınıf SSD disklerden oluşan All-Flash mimari sayesinde depolama katmanındaki gecikmeler minimum seviyeye indirilirken, yüksek IOPS kapasitesi ile yoğun işlem yükü altında çalışan uygulamaların performansı önemli ölçüde artırılmıştır.

Depolama altyapısı, 16 Gbps Fibre Channel SAN omurgası üzerinden sunucu altyapısına entegre edilmiş; çoklu yol erişimi (Multipath I/O), Active-Active Controller mimarisi ve yedekli bağlantı yapıları sayesinde tek hata noktası (Single Point of Failure) ortadan kaldırılarak yüksek erişilebilirlik sağlanmıştır. Bu mimari sayesinde kontrolcü, bağlantı veya donanım seviyesinde meydana gelebilecek arızalarda uygulamaların kesintisiz çalışması garanti altına alınmıştır.

IBM FlashSystem’in gelişmiş veri servislerinden FlashCopy Snapshot teknolojisi devreye alınarak anlık veri kopyaları oluşturulmuş, bakım süreçleri ve geri dönüş operasyonları önemli ölçüde hızlandırılmıştır. Ayrıca Remote Mirroring teknolojisi kullanılarak kritik verilerin uzak lokasyona replikasyonu sağlanmış ve olası felaket senaryolarına karşı kurumsal iş sürekliliği altyapısı güçlendirilmiştir. Thin Provisioning ve dinamik kapasite yönetimi özellikleri sayesinde depolama kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlanırken, gelecekte oluşabilecek kapasite ihtiyaçları için esnek ve ölçeklenebilir bir yapı oluşturulmuştur.

Proje kapsamında BSTECH mühendisleri tarafından mevcut depolama altyapısının analizi, SAN mimarisinin tasarlanması, IBM FlashSystem 5030 kurulumu, storage pool ve RAID yapılandırmaları, Fibre Channel zoning işlemleri, host mapping, VMware datastore entegrasyonları, performans optimizasyonları, failover senaryoları ve kullanıcı kabul testleri uçtan uca yönetilmiştir. Tüm geçiş süreci planlı bakım pencerelerinde gerçekleştirilmiş ve kritik uygulamalarda hizmet kesintisi yaşanmadan veri migrasyonu başarıyla tamamlanmıştır.

Gerçekleştirilen dönüşümün ardından NART Sigorta, yüksek performanslı All-Flash depolama mimarisi sayesinde veri tabanı ve sanallaştırma performansını önemli ölçüde artırırken, merkezi yönetilebilir, ölçeklenebilir ve yüksek erişilebilirliğe sahip modern bir depolama altyapısına kavuşmuştur. Snapshot ve replikasyon teknolojileriyle veri güvenliği güçlendirilmiş, felaket kurtarma kabiliyeti artırılmış ve kritik iş uygulamalarının kesintisiz çalışmasını destekleyen kurumsal bir veri merkezi altyapısı oluşturulmuştur.

Bu proje, BSTECH‘in kurumsal depolama sistemleri, Fibre Channel SAN altyapıları, yüksek erişilebilir mimariler, veri koruma teknolojileri ve performans odaklı veri merkezi çözümleri konusundaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan başarılı bir dijital altyapı dönüşüm projesidir.

Beypiliç Datacenter ve Network Projesinde Tercihi BSTECH oldu!

Beypiliç

Yeni Nesil Yüksek Erişilebilir Veri Merkezi Dönüşüm Projesi

Türkiye’nin en büyük entegre gıda üreticilerinden Beypiliç, üretim operasyonlarının kesintisiz devam edebilmesi, ERP ve finans uygulamalarının yüksek performansla çalıştırılması, kritik verilerin güvenli şekilde korunması ve gelecekteki kapasite artışlarına cevap verebilecek ölçeklenebilir bir BT altyapısının oluşturulması amacıyla mevcut veri merkezini tamamen yenileme kararı aldı. Bu kapsamda BSTECH, depolama sistemlerinden sanallaştırma platformuna, sunucu altyapısından SAN omurgasına kadar tüm bileşenlerin yeniden tasarlandığı uçtan uca bir Veri Merkezi Dönüşüm Projesi gerçekleştirdi.

Projenin temel hedefi yalnızca donanım modernizasyonu değil; yüksek erişilebilirlik (High Availability), iş sürekliliği (Business Continuity), felaket kurtarma (Disaster Recovery), performans optimizasyonu ve merkezi yönetim prensiplerini esas alan yeni nesil bir kurumsal mimari oluşturmaktı. Bu doğrultuda tüm altyapı katmanları birbirleriyle tam entegre çalışacak şekilde yeniden planlandı ve uygulamaya alındı.

Depolama katmanında 2 adet IBM FlashSystem 9110 NVMe All-Flash Storage platformu konumlandırılarak kritik verilerin tek bir depolama sistemi üzerinde tutulmasından kaynaklanabilecek riskler tamamen ortadan kaldırıldı. IBM Spectrum Virtualize teknolojisi kullanılarak oluşturulan sanallaştırılmış depolama mimarisi sayesinde iki bağımsız storage sistemi tek bir mantıksal depolama platformu gibi çalışacak şekilde yapılandırıldı. Active-Active Controller mimarisi, FlashCore NVMe disk teknolojisi, FlashCopy Snapshot servisleri ve Remote Mirroring mekanizmaları devreye alınarak hem yüksek performans hem de donanım seviyesinde hata toleransı sağlandı. Storage sistemleri arasında gerçekleştirilen senkron veri replikasyonu sayesinde herhangi bir disk, kontrolcü veya storage ünitesinde oluşabilecek arızalarda uygulamaların kesintiye uğramadan çalışmaya devam etmesi hedeflenirken veri kaybı riski minimum seviyeye indirildi.

Depolama altyapısını desteklemek amacıyla yeni nesil Fibre Channel SAN mimarisi oluşturuldu. 16 Gbps Fibre Channel bağlantıları üzerinden çalışan redundant SAN omurgası tasarlanarak sunucu ve storage sistemleri arasında düşük gecikmeli, yüksek bant genişliğine sahip veri iletişimi sağlandı. SAN Fabric yapısı içerisinde zoning, host mapping, multipath erişim ve yedekli bağlantı senaryoları uygulanarak herhangi bir bağlantı veya switch arızasında servis sürekliliğinin korunması sağlandı.

Uygulama katmanında Lenovo ThinkSystem SR650 sunucular üzerinde yüksek yoğunluklu sanallaştırma altyapısı oluşturuldu. Intel Xeon işlemci mimarisi, yüksek kapasiteli ECC bellek yapısı, redundant güç kaynakları, 10 Gigabit Ethernet ve Fibre Channel HBA kartları kullanılarak kurumsal iş yüklerini destekleyecek yüksek performanslı bir sunucu platformu oluşturuldu. VMware vSphere Essentials Plus altyapısı üzerinde Cluster mimarisi oluşturularak fiziksel kaynaklar ortak bir havuz altında toplandı. VMware High Availability (HA), vMotion ve merkezi kaynak yönetimi özellikleri devreye alınarak sanal makinelerin planlı bakım veya beklenmeyen donanım arızalarında hizmet kesintisi yaşamadan çalışmaya devam edebilmesi sağlandı.

Veri koruma katmanında IBM Spectrum Protect Plus, IBM Spectrum Copy Data Management ve IBM Spectrum Virtualize for Public Cloud çözümleri entegre edilerek yedekleme, snapshot yönetimi, uygulama tutarlı veri kopyaları ve çoklu bulut senaryolarını destekleyen modern bir veri koruma mimarisi oluşturuldu. Bu yapı sayesinde kritik sistemlerin geri dönüş süreleri (RTO) önemli ölçüde azaltılırken veri kaybı hedefleri (RPO) kurumun iş sürekliliği gereksinimlerini karşılayacak seviyeye indirildi.

Yeni veri merkezi mimarisinin işletim sistemi ve uygulama katmanında Microsoft Windows Server, Microsoft SQL Server ve Active Directory servisleri yeniden yapılandırıldı. Kullanıcı kimlik doğrulama süreçleri, merkezi yetkilendirme mekanizmaları ve veritabanı servisleri sanallaştırılmış altyapıya taşınarak performans ve yönetilebilirlik önemli ölçüde artırıldı.

Veri merkezi ağ altyapısı da projeye paralel olarak tamamen yenilendi. Kurumsal omurgada yüksek bant genişliğine sahip 10 Gigabit erişim katmanı ile 40 Gigabit uplink bağlantıları kullanılarak düşük gecikmeli ve yüksek performanslı bir iletişim altyapısı oluşturuldu. Redundant switch mimarisi sayesinde tek hata noktaları ortadan kaldırılırken veri merkezi içerisindeki tüm ağ trafiği yüksek erişilebilirlik prensibine uygun olarak yeniden yapılandırıldı.

Proje süresince BSTECH mühendisleri tarafından mevcut sistemlerin analiz edilmesi, hedef mimarinin tasarlanması, kapasite planlaması, SAN tasarımı, storage konfigürasyonu, VMware Cluster kurulumu, veri migrasyonu, performans optimizasyonu, failover testleri, felaket kurtarma senaryolarının doğrulanması ve kullanıcı kabul testleri uçtan uca yönetildi. Tüm geçiş işlemleri planlı bakım pencerelerinde gerçekleştirilerek kritik üretim sistemlerinde kesinti oluşmaması sağlandı.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte Beypiliç, yüksek performanslı NVMe depolama teknolojisi üzerine inşa edilmiş, iki bağımsız storage sistemi arasında veri bütünlüğünü koruyan, sanallaştırma altyapısıyla maksimum kaynak verimliliği sağlayan, redundant SAN omurgası üzerinde çalışan ve gelecekteki büyüme ihtiyaçlarını karşılayabilecek ölçeklenebilir yeni nesil bir veri merkezine kavuştu. Kurulan mimari sayesinde performans artışı, yüksek erişilebilirlik, veri güvenliği, operasyonel verimlilik ve iş sürekliliği aynı platform üzerinde bir araya getirilerek kurumun dijital dönüşüm vizyonunu destekleyen sürdürülebilir bir BT altyapısı oluşturuldu.

Bu proje, BSTECH’in kurumsal veri merkezi tasarımı, yüksek erişilebilir depolama sistemleri, sanallaştırma, SAN altyapıları, veri koruma teknolojileri ve kritik sistem migrasyonları konusundaki mühendislik yetkinliğini ortaya koyan, uçtan uca planlanmış ve başarıyla tamamlanmış kapsamlı bir dijital dönüşüm projesidir.

Nart Sigorta KVKK ya geçiş projesini BSTECH uzmanlığıyla gerçekleştirdi!

NART Sigorta

Kurumsal Veri Güvenliği ve Veri Kaybı Önleme (DLP) Dönüşüm Projesi;

Dijital sigortacılık hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte müşteri bilgileri, poliçe kayıtları, hasar dosyaları, finansal raporlar ve kişisel verilerin korunması kurumların en kritik güvenlik öncelikleri arasında yer almaktadır. Özellikle KVKK başta olmak üzere sektörel regülasyonlar, hassas verilerin yalnızca saklanmasını değil; kurum içerisinde nasıl kullanıldığının, kimlerle paylaşıldığının ve kurum dışına hangi kanallarla çıktığının da sürekli denetlenmesini zorunlu hale getirmektedir.

Bu kapsamda NART Sigorta, kurumsal verilerin uçtan uca korunması, veri sızıntılarının önlenmesi ve bilgi güvenliği politikalarının merkezi olarak yönetilebilmesi amacıyla yeni nesil Data Loss Prevention (DLP) altyapısını BSTECH uzmanlığında devreye aldı.

Proje öncesinde gerçekleştirilen analizlerde, e-posta trafiği, USB bellek kullanımı, yazdırma işlemleri, dosya paylaşım platformları, ağ trafiği, bulut servisleri ve kullanıcı uç noktaları üzerinden gerçekleşen veri hareketleri detaylı olarak incelendi. Kurumun kritik bilgi varlıkları belirlenerek müşteri bilgileri, kimlik verileri, finansal dokümanlar, poliçe kayıtları ve kurumsal dokümanlar hassas veri kategorileri altında sınıflandırıldı.

BSTECH tarafından tasarlanan yeni mimaride GTB Technologies Data Loss Prevention Platformu, tek politika motoru ile Data-at-Rest, Data-in-Motion ve Data-in-Use veri koruma katmanlarını kapsayacak şekilde konumlandırıldı. Böylece yalnızca depolanan veriler değil, ağ üzerinde taşınan ve kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılan tüm hassas bilgiler gerçek zamanlı olarak izlenebilir ve kontrol edilebilir hale getirildi. Platform; uç nokta, ağ, e-posta ve bulut ortamlarını tek merkezden yöneten birleşik bir mimari sundu.

Proje kapsamında GTB Technologies’in patentli AccuMatch™ veri parmak izi (fingerprinting) teknolojisi kullanılarak kritik kurumsal dokümanların dijital imzaları oluşturuldu. Bu sayede belgelerin tamamı ya da yalnızca bir bölümü farklı bir dosyaya kopyalansa, yeniden düzenlense veya farklı formatlara dönüştürülse dahi sistem tarafından yüksek doğrulukla tespit edilmesi sağlandı. Geleneksel anahtar kelime veya düzenli ifade (Regex) tabanlı yaklaşımlara kıyasla yanlış pozitif alarm oranı önemli ölçüde azaltılarak güvenlik operasyonlarının verimliliği artırıldı.

Uç nokta güvenliği kapsamında USB depolama aygıtları, taşınabilir diskler, yazıcılar, pano (Clipboard), ekran görüntüsü alma işlemleri ve yerel dosya kopyalama hareketleri merkezi güvenlik politikaları doğrultusunda denetlenmeye başlandı. Ağ katmanında SMTP, HTTP, HTTPS, FTP ve diğer veri iletişim protokolleri üzerinden gerçekleştirilen dosya transferleri içerik bazlı analiz edilerek hassas bilgilerin kurum dışına yetkisiz aktarılması gerçek zamanlı olarak engellendi. Aynı zamanda kurumsal e-posta trafiği ve bulut depolama servisleri üzerinde içerik farkındalığı sağlayan güvenlik politikaları uygulanarak veri sızıntısı oluşturabilecek tüm iletişim kanalları merkezi olarak kontrol altına alındı.

Kurumsal veri güvenliği mimarisi; kullanıcı rolleri, departman bazlı yetkilendirme, veri sınıflandırma politikaları ve olay korelasyon mekanizmaları dikkate alınarak yeniden tasarlandı. Gerçek zamanlı olay izleme, detaylı denetim kayıtları (Audit Trail), kapsamlı raporlama ve merkezi yönetim konsolu sayesinde bilgi güvenliği ekipleri veri hareketlerini tek platform üzerinden takip edebilir hale geldi. Oluşturulan güvenlik politikaları ile veri paylaşım süreçleri kontrol altına alınırken, KVKK ve ISO 27001 uyumluluğunu destekleyen teknik kontroller de devreye alındı.

Proje boyunca BSTECH mühendisleri tarafından veri keşfi (Data Discovery), hassas veri sınıflandırması (Data Classification), politika tasarımı, GTB DLP platformunun kurulumu, uç nokta ajanlarının dağıtımı, ağ entegrasyonları, e-posta güvenliği yapılandırmaları, kullanıcı kabul testleri, performans optimizasyonu ve güvenlik senaryolarının doğrulanması uçtan uca yönetildi. Gerçekleştirilen kontrollü testlerde USB üzerinden veri kopyalama, yetkisiz e-posta gönderimi, bulut depolama yüklemeleri ve web tabanlı veri aktarım senaryoları başarıyla engellenerek oluşturulan güvenlik politikalarının etkinliği doğrulandı.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte NART Sigorta, hassas verilerini yalnızca depolama ortamlarında değil, veri yaşam döngüsünün tamamında koruyabilen, kullanıcı davranışlarını analiz edebilen, içerik tabanlı güvenlik politikalarını merkezi olarak uygulayan ve veri sızıntılarını gerçekleşmeden önce engelleyebilen modern bir Kurumsal Veri Kaybı Önleme altyapısına kavuştu. Böylece müşteri verileri, finansal bilgiler ve kurumsal bilgi varlıkları üzerinde tam görünürlük sağlanırken, operasyonel güvenlik seviyesi yükseltildi ve regülasyonlara uyum konusunda sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi oluşturuldu.